14 Eylül 2010 Salı

Eller Lâl olur muydu..

Bunu da düşündü çocuk. Dillerin lâl olduğunu biliyordu. Olmuştu dili kaç defa. Kaç defa yutmuştu cümlelerini. Söylememişti, söyleyememişti. Herkese herşeyi çok rahat söylerken kıza bir türlü zihnindekileri söyleyememişti. Söyleyemeyecektide zaten.


Yazamıyordu da ama esas sorun buydu. Kaç defa yazmayı denedi olmadı.

Konuya dönmek istedi tekrar, itiraf edeceğim demişti. Ama sadece itiraf edeceğini itiraf etmiş neyi itiraf edeceğini itiraf edememişti. Edemeyecekti de belki de etmeyecekti. En azından itiraf etmeyeceğim diyerek kararlı bir adım sergilemiş olmak adına itiraf etmeyecekti. Edebilir miydi. Edemezdi zaten. Hiç itiraf edememişti..

İtiraf edeceğim diye başlayan nice cümlesi karnının acıktığı mavallarıyla sona ermişti hep. Bu defa çok üzerine gelinirse susadığını söyleyebilirdi.


Yazmaktan vazgeçti çocuk. En azından yazacak bir şey bulana kadar.

Nasıl başladı..

Nasıl başladı diye düşündü çocuk, Nereden başlamalıyım nasıl anlatsam dedi. Kıza mı sorsaydı.. Yok ama kız beni karıştırma ne halin varsa gör havalarındaydı. Soramazdı. Hem belki bir işi de bensiz hallet diyebilirdi .

Düşündü çocuk önce o sırada saçını kaşıdı. Yaz mevsimi sebebiyle kısa kestirmişti saçlarını neredeyse 3 numara. Tabi berber'in halk arasında kasap diye nitelendirelen cinsten çıkmasınında etkisi vardı bunda. Ama netice itibarıyla babası beğenmişti tatilde saçlarını. Aferin Erkek adamın ensesinde 4 parmak boşluk olur diyerek ölçmüştü bile. Gerçi fauller biraz uzun olmuş ama diyerek yine de diyerek memnuniyetsizliğini dile gitirmişti ama Anne karışma çocuğa demişti.




Düşündü tekrar çocuk nerden başlasam diye. o sırada nereden miydi diye de düşündü. Acaba güzel bir müzik mi açsaydı. Keza Ömer Karaoğlu kuşlar parçası da bir yere kadar dedi. Dediği anda aklına intifadayı açmak geldi sonra vazgeçti. Winampa bıraktı işi ve o da Ahmet Kaya'dan arka mahalle gibi ağır bir şarkıyı seçmişti.


Bunları düşünmeyi bırakıp yazmalıyım dedi çocuk. Ama nereden başlayacaktı ki. Neresinden..

Zaten bugün yeteri kadar üzülmüştü. Gerçi ilk günleri düşününce yüzünde bir tebessümde oluşmadı değil çocuğun ama bugün üzülmüştü işte..