14 Eylül 2010 Salı

Eller Lâl olur muydu..

Bunu da düşündü çocuk. Dillerin lâl olduğunu biliyordu. Olmuştu dili kaç defa. Kaç defa yutmuştu cümlelerini. Söylememişti, söyleyememişti. Herkese herşeyi çok rahat söylerken kıza bir türlü zihnindekileri söyleyememişti. Söyleyemeyecektide zaten.


Yazamıyordu da ama esas sorun buydu. Kaç defa yazmayı denedi olmadı.

Konuya dönmek istedi tekrar, itiraf edeceğim demişti. Ama sadece itiraf edeceğini itiraf etmiş neyi itiraf edeceğini itiraf edememişti. Edemeyecekti de belki de etmeyecekti. En azından itiraf etmeyeceğim diyerek kararlı bir adım sergilemiş olmak adına itiraf etmeyecekti. Edebilir miydi. Edemezdi zaten. Hiç itiraf edememişti..

İtiraf edeceğim diye başlayan nice cümlesi karnının acıktığı mavallarıyla sona ermişti hep. Bu defa çok üzerine gelinirse susadığını söyleyebilirdi.


Yazmaktan vazgeçti çocuk. En azından yazacak bir şey bulana kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder